![]() ZMO PATATES YÖNETMELİKLERİNE TEPKİLİ
![]() 19 Ekim 2011 Çarşamba Saat 13:26
![]()
patates ile ilgili yönetmeliklerin sayısı bilinçsiz şekilde artmaya devam ediyor Patates, sen neymişsin?
Bu da şimdi nereden çıktı diye düşünülebilecektir. Böyle bir soru, aklımızda olmayan bir soruydu. Resmi Gazete`de 24 Eylül 2011 tarihinde yayımlanan iki yönetmelik sonrası böyle bir soru aklımıza düştü. Söz konusu Yönetmelikler; Patates Halka Çürüklüğü Hastalığı ile Mücadele Hakkında Yönetmelik ile Patates ve Domateste Bakteriyel Solgunluk ve Patateste Kahverengi Çürüklük Hastalığı ile Mücadele Hakkında Yönetmelik. Patatesle ilgili yönetmelikler yeni çıkan bu iki yönetmelik olsaydı, başlıktaki sorunun aklımıza gelmeyeceğinden kuşkunuz olmasın. Ancak 29.04.2009 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanmış Ticari Amaçlı Patateslerin İzlenebilirliği Hakkında Yönetmelik ile 10.04.2011 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanmış Tohumluk Patates Sertifikasyonu ve Pazarlaması Yönetmeliğini göz önüne getirince, sizin aklınıza, bizim aklımıza gelen soru gelmez miydi? Ya da bizim kadar iyi niyetli olmayıp, Bakanlıkta gizli bir "patates örgütü" mü var sorusu aklınıza gelirdi? Bakanlığın her türlü öneriye kapıları kapattığı, getirilen önerileri ciddiye almadığı, çoğu zamanda görüş alma ihtiyacını bile duymadığı bir süreçte, kendimizi paralayarak bilimsel ve teknik öneriler getirme yerine, mizahi bir yaklaşımla konuyu ele almayı denedik.
Mevzuat düzenlemeleri neden yapılır? Kamu kurumları çalışma alanı ile ilgili konularda uygulamaya ilişin esas ve usuller ile yasak, sınırlama ve sorumlulukları belirtmek amacıyla çeşitli düzenlemeler yaparlar. Bu düzenlemeler, uygulamalara ilişkin belirsizliklerin ortadan kalkması ve sağlıklı bir kamu idaresi açısından gerekli ve önemlidir. Yasalar yasama organı tarafından yapılırken, yönetmelikler yürütmenin çeşitli düzeylerdeki (Bakanlar Kurulu, Bakanlıklar ve çeşitli kamu idareleri gibi) birimleri tarafından hazırlanır. Resmi Gazete`de yayımlanan düzenlemeler üçüncü kişiler açısından bağlayıcıdır. Kamu idareleri bu nedenle, birçok yükümlülük getiren, dayanağı olan yasalardan kaynaklanan yaptırım etkisi bulunan yönetmeliklerin, muhatapları tarafından bilinmesi ve takip edilebilmesini kolaylaştırıcı bir yaklaşımda bulunmak zorundadır. Düzensizliği ortadan kaldırmak için bir düzenleme yapılırken, aynı konuda çok sayıda düzenleme olmasından kaynaklanan bir mevzuat kirliliğine yol açılmamalıdır. Herhangi bir konuda ihtiyaç duyduğu düzenlemenin ne olduğunu öğrenmek isteyen bir kişinin, aynı konuda birden fazla düzenleme olması halinde, bu düzenlemelerden hepsine ulaşabilmesinin ve haberdar olmasının zorluğu ortadadır. Bu zorluk sadece vatandaşlar açısından değil, kamu idaresinin her düzeydeki biriminde çalışanlar açısından da geçerlidir. Konumuz olan patatesle ilgili dört ayrı düzenlemeye bakıldığında, tüm bu düzenlemeler bir yönetmelik için de niçin düzenlenmez sorusu, herkesin aklına gelecek ilk soru olmaktadır. Her biri aynı Bakanlık tarafından çıkarılmış olan bu yönetmeliklerin birleştirilmesi önünde herhangi bir teknik veya hukuki bir engel de bulunmamaktadır. Söz konusu yönetmeliklerden en eskisi olan Ticari Amaçlı Patateslerin İzlenebilirliği Hakkında Yönetmeliğin dayanak maddesine bakıldığında, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile yürürlükten kaldırılan 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu olduğu görülmektedir. Bu durumda Ticari Amaçlı Patateslerin İzlenebilirliği Hakkında Yönetmelik, dayanağı ortadan kalktığı için yok hükmündedir. Her ne kadar, 5996 sayılı Kanun ile 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanununa yapılan atıfların, 5996 sayılı Kanuna yapıldığı düzenlenmişse de, söz konusu yönetmeliğin İdari yaptırımlar başlıklı 9 uncu maddesinin, doğrudan 6968 sayılı Kanundaki düzenlemelere gönderme yapması karşısında, bu hüküm anlamsız kalmaktadır. Ticari Amaçlı Patateslerin İzlenebilirliği Hakkında Yönetmelik ile alana ilişkin bir düzenleme yapıldığına ve bir ihtiyaç karşıladığına göre, Bakanlığın öncelikli yapması gereken, bu yönetmeliği 5996 sayılı Kanunu dikkate alarak güncellemesidir. Bu güncelleme ihtiyacının, alana ilişkin yeni çıkan ihtiyaçlar nedeniyle, yeni yönetmeliklerin hazırlanması sırasında dikkate alınmamış olmasının izahı zordur. Burada akla gelen ilk yanıt, 29.04.2009 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanan her iki yönetmeliğin dayanak maddesinde yer alan AB direktifleridir. Aslında bu yaklaşım, kamuda artık bir hastalık haline gelen, her AB direktifine karşılık gelen bir yönetmelik çıkarma kolaycılığı ve zihni teslimiyetçilik anlayışının en tipik göstergesidir. Bu anlayışın bir yansıması olarak AB direktifleri –ki bizde karşılığı aslında tebliğ veya yönergedir- tercüme edilmekte ve bu halleri ile hiçbir sorguya gerek kalmadan yayımlanmaktadır. Bu düzenlemelere konuyla ilgili mevcut düzenlemeler içinde yer verilmesi, konu ve anlam bütünlüğünün sağlanması gibi bir zahmete (!) girmeyen kamu idareleri, işin kolaycılığına kaçmaktadır.
Düzenlemeler kimin için yapılır? Yukarıdaki tespitimize tipik bir örnek olarak 15.09.2011 tarihinde yayımlanmış Karanfil Yaprak Bükenleri İle Mücadele Hakkında Yönetmelik ile San-Jose Kabuklu Biti İle Mücadele Hakkında Yönetmelik gösterilebilir. Bir sayfalık Karanfil Yaprak Bükenleri İle Mücadele Hakkında Yönetmelik incelenecek olunursa, yönetmeliğin üç maddeden oluşan, ikinci bölümü dışındaki diğer maddeleri; Amaç ve Kapsam, Dayanak, Tanımlar, İdari yaptırımlar, Yürürlük, Yürütme başlıklı klasik yönetmelik maddeleridir. San-Jose Kabuklu Biti İle Mücadele Hakkında Yönetmelik için de benzer bir durum söz konusudur. Hatta bu yönetmelikle ilgili daha da vahim bir durum bulunmaktadır. Dayanağı yine bir AB Direktifi (2006/91) olan bu yönetmeliğin çevirisi yapan, sadece İngilizce bildiğinden olacak, Ziraat Fakültesi birinci sınıf öğrencisinin bile bilebileceği Latince terimleri, bilemediğinden, asıl metindeki orijinal halleri ile bırakmıştır. AB metinlerini değiştirilemez ve dokunulamaz olarak gören yaklaşım, yapılan çevirinin olduğu gibi yönetmeliğe yansımasına seyirci kalmıştır. Zannedersiniz ki, bu metin uygulamada değil, bilimsel bir makalede kullanılacaktır.
Benzer konuları aynı mevzuatlar içinde toplamak yerine, her akla geleni mevzuat haline getirmek, aynı konuda benzer yönetmelikler çıkarmak, 2011 yılı için verdiğimiz örneklere bakılıp, bu yılın modası (!) gibi algılanmamalıdır. Ya da Bakanlıkta çıkarılan her yönetmelik için prim mi alındığı sorusu akla gelmemelidir. Bu sorun, özellikle Bakanlığın bitki koruma ile ilgili birimlerinde görülen ve başka birimlere yayılma endişesi duyduğumuz bir durumdur. Aşağıdaki çizelge incelenecek olunursa, kaygımıza bir nebze olsun hak verilecektir: Çizelge-1 Bitki Koruma ile İlgili Yürürlükte Olan Yönetmelikler
Sonuç olarak Kamu idarelerinin yönetmelik veya herhangi bir düzenleme yaparken, "ben yaptım, oldu" gibi bir lüksleri yoktur. Yapacakları düzenleme ile ilgili olarak konuyla ilgili çevrelerin görüşlerini almak ve bunları dikkate almak gibi bir zorunlulukları ve sorumlulukları vardır. Mevzuatların bilinebilirliği ve izlenebilirliği konusunda iki farklı sorun bulunmaktadır. Bunlardan birincisi aynı konuda çok sayıda mevzuat olmasıdır. İkincisi ise konu ile ilgili çevrelerin görüşlerini dikkate alınmayarak, yayınlanmış bir mevzuatta sürekli değişikliğe gidilmesidir. Her iki durumda da mevzuat kirliliği ortaya çıkmakta, bu durum düzenlemelerin bilinebilirliği ve izlenebilirliğinin güçlüğü nedeni ile mağduriyetlere ve sorunlara yol açmaktadır.
Son dakika notu: Biz tam yazımızı hazırlayıp bitirdik diyorduk, ama Bakanlığın çalışma hızına yetişmek mümkün değil. Biz düşünüp taşınana kadar, 3 Ekim 2011 tarihli Resmi Gazete`de patatesle ilgili yeni bir yönetmelik daha yayınladı: "Patates Kist Nematodları İle Mücadele Hakkında Yönetmelik". Elimizi çabuk tutmazsak yazımıza birçok son dakika notu eklemek zorunda kalacağız korkusu ile daha fazla oyalanmadan yazımızı yayınlamaya karar verdik. Son Yönetmelikle ilgili olarak da teknik değerlendirmeye girmeden, sadece bir konuya değinmek istiyoruz. San-Jose Kabuklu Biti İle Mücadele Hakkında Yönetmelik için dikkat çektiğimiz, Latince terimlerin Türkçe karşılıklarının verilmemesinin, bu Yönetmelikte de, bir kez daha tekrarlandığı görülmekte. Metin içinden göndermelerin yapıldığı Ek-1`e bakıldığında aşağıdaki liste yer almaktadır.
Biz yine çalışmayı yapan arkadaşlarımıza katkı olur düşüncesi ile listede yer alan bitkilerin Latince isimlerinin karşılığını aşağıdaki çizelgede veriyoruz:
Patatesle ilgili bu kadar yönetmelikten bahsedince, neyin ne olduğu iyice karışmaya başladı. Bitki Koruma ile ilgili yürürlükte olan yönetmelikler gibi patatesle ilgili olan yönetmeliklerin de bir çizelge halinde görülmesi, bu konuda vurgulamaya çalıştığımız durumu göz önüne sermesi açısından yararlı olacaktır.
Çizelge-1 Patates ile İlgili Yürürlükte Olan Yönetmelikler
|